Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Özel Arama

Kardemin Diyari

Yazılar
 

PPS - Bir Çapkına Vurgunum

Not: Bazı Slâytlar çalınmalara karşı şifrelendirilmiştir.

Bu şifrelendirmelerde bilgisayarlarınızda kurulu ofis programın 2000 ve altı sürüm olması nedeni ile PPS'ler izlenememektedir. Aşağıda sunduğum Power Point programını indirip Bilgisayarınıza kurarsanız bu sorununuz ortadan kalkacak tüm Slâytları izleme imkânınız olacaktır.

Sevgiler, Saygılar...

Etiket :pps
Casper_m
17 Eylül 2008
19:05
Yorumlar :0
 
 
 
 

Çünkü Artık Mümkün Değil Aşk - Ali Asker BARUT

Mümkün Değil Aşk

Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimde

Sisten bir kılıç kuşanmış şövalye yalnızlıkları

Aralıksız sonbahar, akşamın solgun dolunayında

Gecikmiş bir tren

Tek yolcusuyla giriyor İstanbul'a

Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimde

Garda Attila İlhan'a benzeyen bir adam

Kendi mi içiyor rüzgâr mı

Belli değil sigarasını

Yakasında üşümüş zifiri bir karanfil

ne düşündüğü seçilmiyor

"Belki de rüya bütün umutlar"

Yasaklı bir şarkıcıdan

Kız Adil söylüyor gözyaşlarıyla

Karşılıksız hisler sokağında

Yanlış bir yağmurun iplerine dolaşmış

Kirpiklerinde kırılmış küçük yağmurlar, karanlıkta

Islığını kıssa çocukluğu ıpıssız kalıyor

Bu şehrin yağmurları mısra mısra ezberimde

Üzerinde zarif bir gökkuşağı

Yuttuğu denizi kusuyor boğulmuş bir martı

Düşürüp boynunu bir çöpçünün sıcak avucunda

Hayat affet! Kalbim hoş gör beni

Çünkü artık mümkün değil aşk

Çünkü artık mümkün değil şiir

Etiket :şiir
Casper_m
17 Eylül 2008
16:58
Yorumlar :0
 
 
 
 

Radyo Tiyatrosu - Mümin Pehlivan

Radyo Tiyatrosu
Mümin Pehlivan
Etiket :radyo tiyatrosu
Casper_m
17 Eylül 2008
16:53
Yorumlar :0
 
 
 
 

Atatürk Diyor Ki

D38 
Etiket :atatürk köşesi
Casper_m
15 Eylül 2008
21:36
Yorumlar :0
 
 
 
 

SARIL BANA - Müzeyyen BAŞKIR

 

Bu gece yanında yer aç bana
Yanına geleceğim
Sırtımdaki yükümle
İçine doldurduğum sevgimle
Ertelenmiş arzularım
Geçikmiş özlemlerimle
Sarılacağım sana
Sarılıp sarmala beni
Kollarında
Göz yaşlarımı denize bıraktım
Bütün hayata dair kırgınlıklarımı
Ufaladım martılara
Kaygısız kalp özümle
Göz kırptım balıklara
Tertemiz bir kimlikle
Bu gece sana geleceğim
Yanında yer aç bana
Bu gece sıkıca sarıl bana
Sana geleceğim

Müzeyyen Başkır

Etiket :şiir
Casper_m
15 Eylül 2008
19:08
Yorumlar :0
 
 
 
 

Çocuk Aslında İyi Niyetli

Çocuk aslında iyi niyetli ama horoza artistlik yapmamak lazım :=)

Etiket :gif
Casper_m
15 Eylül 2008
18:27
Yorumlar :0
 
 
 
 

[Oyun] Warblade

[Oyun] Warblade‏

Crack için dosya içindeki videolu anlatımımı izleyin 
[Oyun] Warblade‏1
Etiket :oyun indir
Casper_m
15 Eylül 2008
17:46
Yorumlar :0
 
 
 
 

Atatürk'ün Peygamber Sevgisi

56735  

Diyanet Dergisi'nin Kasım ayı sayısında, 'Atatürk'te Peygamber Sevgisi' anlatıldı. Yazıda, yaşanan olaylarla Atatürk'ün Hazreti Muhammed'e duyduğu sevgi ve saygı anlatılıyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Atatürk'ün Hazreti Muhammed'e olan sevgi ve saygısı, yaşanan örnek olaylarla bir kere daha gözler önüne serildi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından çıkarılan Diyanet Dergisi'nin Kasım ayı sayısında emekli öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. A. Vehbi Ecer'in, ''Atatürk'te Peygamber Sevgisi'' başlıklı yazısında, yaşanan olaylarla Atatürk'ün Hazreti Muhammed'e duyduğu sevgi ve saygı anlatılıyor. ''Beğenilen, değer verilen, önemli görülen şey sevilir.

 Atatürk'ün beğendiği, saygı duyduğu, değer verdiği, takdir ettiği en büyük insan Peygamberimiz Hazreti Muhammed idi'' ifadesinin yer aldığı yazıda, Atatürk'ün Hazreti Muhammed'in büyüklüğüne dil uzatanları affetmediğine dikkat çekilerek yaşanan şu olaya yer veriliyor:
''Allah ve Peygamber konuları ulu orta Atatürk'ün yanında tartışma konusu yapılamazdı.

Bir gece sofrada sohbet sırasında Peygamberi tenkit ederek Atatürk'e yaranacağını zanneden birisinin konuşmasını kızgın bir şekilde elini masaya vurarak, keser ve 'bu konuyu kapatın... Peygamberi küçültmek isterseniz, kendiniz küçülürsünüz!' der.'' Atatürk'ün, 1926 yılında yaptığı bir konuşmada Hazreti Muhammed'in adının unutulmayacağını vurguladığı belirtilerek, konuşmasında, ''O, Allah'ın birinci ve en büyük kuludur. O'nun izinden bugün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir, fakat sonuca kadar O, ölümsüzdür'' ifadelerini kullandığına dikkat çekiliyor.


Atatürk'ün 1 Kasım 1924'te yaptığı konuşmada, Hazreti Muhammed'in kabilesi tarafından sevilen bir kişi ve nasıl peygamber olduğunu anlattığı belirtilerek, konuşmadan şu örnek cümleler veriliyor: ''Son peygamber olan Muhammed Mustafa, 1394 sene evvel Rumi nisan içinde rebiülevvel ayının on ikinci pazartesi gecesi sabaha doğru tan yeri ağarırken doğdu... Hazreti Muhammed eyyam-ı sabavet (çocukluk günleri) ve şebabeti (gençliği) geçirdi. Fakat henüz peygamber olmadı.

Yüzü nuranî (ışıklı, saygı uyandıran) sözü ruhanî, reşit, rüiyette bibedel (görünüşte emsalsiz), sözüne sadık ve halim, mürüvvetçe (iyilikseverlikte) saire faik (başkalarına üstün) olan Muhammed Mustafa, evvela bu evsaf-ı mahsusa (özel nitelik) ve mütemayizesiyle (sivrilmesiyle...) kabilesi içinde Muhammed'ül-Emîn (güvenilir Muhammed) oldu.

Muhammed Mustafa, peygamber olmadan evvel kavminin muhabbetine, hürmetine, itimadına mazhar oldu. Ondan sonra ancak 40 yaşında nübüvvet ve 43 yaşında risalet (peygamberlik) geldi. Fahr-i alem Efendimiz namütanahî (sonsuzca) tehlikeler içinde, bipayan (tükenmez) mihnetler ve meşakkatler karşısında 20 sene çalıştı ve din-i İslamı tesise ait vazife-i peygamberisini ifaya muvaffak olduktan sonra vasıl-ı ala-yı illiyyin (cennetin en yüce yerine erişen) oldu.''


1930 YILINDA YAYIMLANAN KİTAP
1930 yılında Hazreti Muhammed'i küçük düşürmeye yönelik ifadeleri içeren bir kitap ve yazar hakkında Atatürk'ün, şu açıklamayı yaptığı kaydediliyor: ''Muhammed'i bana, cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak gayretine kapılan bu cahil adamlar, onun yüksek şahsiyetini ve başarılarını asla kavrayamamışlardır.

Anlamaktan da çok uzak görünüyorlar. Cezbeye tutulmuş bir derviş, Uhud Muharebesi'nde en büyük komutanın yapabileceği bir planı nasıl düşünür ve tatbik edebilir? Tarih, gerçekleri değiştiren bir sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır.

Bu küçük harpte bile askeri dehası kadar siyasî görüşüyle de yükselen bir insanı cezbeli bir derviş gibi tasvire yeltenen serseriler, bizim tarih çalışmamıza katılamazlar. Muhammed, bu harp sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakmayarak galip düşmanı takibe kalkışmamış olsaydı, bugün yeryüzünde Müslümanlık diye bir varlık görülemezdi.''


İslam dininin dünya insanlığı için büyük bir inkılap olduğunu ifade eden Atatürk'ün, Hazreti Muhammed'in vefatının yıldönümü dolayısıyla 1930 yılında yaptığı bir konuşmada da İslam dininin insanlık için bir inkılap oluşunu ve korunması gerektiğini şu cümlelerle açıkladığı kaydediliyor: ''Büyük bir inkılap yaratan Muhammed'e karşı beslenilen sevgi, ancak onun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla tecelli etmek gerekti. Peygamber ölür ölmez düşünülecek şey, bir an evvel onu toprağa tevdi etmek değil yaratmış olduğu inkılâbı emniyet altına almaktı...''


İslam dinini iyi anlayan ve İslam peygamberinin büyüklüğüne, eşsizliğine hayran olan, O'na iftira edilmesine razı olmayan ve izin vermeyen Atatürk'ün dine ve peygamberine karşı olmadığı anlatılan yazıda, Atatürk'ün yanlış ve batıl inanışlar ile dinin istismarına karşı olduğuna işaret ediliyor.  

Etiket :atatürk köşesi
Casper_m
15 Eylül 2008
11:24
Yorumlar :0
 
 
 
 

Türk Mühendisten Makinistsiz Tren

turk-muhendisten-makinistsiz-tren-1221008405  

Türk mühendis Çelik sayesinde artık yurt dışına para akıtmamız gerekmeyecek. Elektronik Yüksek Mühendisi Sabahattin Çelik, makinistsiz çalışan bir tren üretti. Tren saatte 105 km hız yapabiliyor.

Tamamı %100 yerli olarak tasarlanan araçların mevcut sistemlere göre birçok üstünlük içeriyor. Bütün vagonları lokomotif özelliği de var ayrıca bütün tekerleklerin de aktif olarak tasarlanmış. Böylece trenin bütün tekerleklerinde bağımsız birer adet elektrikli servo motor bulunuyor. Tekerleklerin birbirinden bağımsız olarak hareket edebiliyor, böylece tekerleklerle ray arasındaki dinamik sürtünme en aza indirildiği için tekerlek ömrü uzuyor ve aracın yol tutuşu daha da artıyor.

Enerji bakımından ise diğer trenlerden %50 daha az enerji harcıyor. Tren fren yaptığı zaman ortaya çıkan enerji depolanıyor ve daha sonra kullanılabiliyor. Çelik, benzer teknolojinin şehirlerarası yük treninde kullanılması halinde örneğin Ankara-İstanbul arasında 1 ton yükün taşıma maliyetinin 1 YTL’nin altına düşeceğini ifade etti.

Sabahattin Çelik, tren hakkında şunları söyledi "Ülkemizdeki düşük işçilik maliyetinden dolayı araç maliyetleri yurt dışı fiyatların en az birkaç katı altında olacak. Ayrıca yatırımın büyük bir oranının yurt içinde kalması, yan sanayinin gelişmesi, yeni iş olanaklarının sağlanması gibi sosyal getirileri de göz önünde bulundurulacak olursa, projenin ülke ekonomisine ve yaşam standardına getireceği katkı çok büyük olacaktır." Çelik, araçların, yüksek teknolojinin yanı sıra düşük maliyetleri nedeniyle en küçük kent merkezi için bile ekonomik ve uygun toplu ulaşım aracı olabileceğini belirtti.

Haberin Kaynağı:Türk Mühendisten Makinistsiz Tren

Etiket :haber
Casper_m
14 Eylül 2008
19:22
Yorumlar :0
 
 
 
 

Gittigin Yer

GİTTİĞİN YER  

Gittigin yer bir yagmur damlası kadar yakın

Gittigin yer bir uçurum kadar uzak

Herkes yeniden yazgısına kanacak

Gittigin yer kalbimde hep kan kadar sıcak

Gittigin yeri anlamak

Gittigin yeri aglamak

 

Bir çerçevede yarım bir gülüs

Ve yalnız bir fotograf bırakarak

 

Yine bahar açacak, güvercinler uçacak

Gittigin yerlerde sana kim bakacak

Gittigin yen bir yagmur damlası kadar uzak

Seni benden zaman,seni ölüm alırdı ancak

Gittigin yer hasretimin kavalyesi olacak

Yılmaz ODABAŞI

Etiket :şiir
Casper_m
13 Eylül 2008
20:41
Yorumlar :0